Gün olur söz söylersin. Gün olur sözü dinlersin. Gün olur söz, laf olur. Gün olur laf sana söylenir. İşte o gün senin aklına iğne ve çuvaldız gelir. Durup düşünürsün; ben hiç iğneyi kendime batırdım mı diye? Düşünülsün istersin: Lafı eden çuvaldızı kendine batırdı mı diye? Şimdi zamanı bir an için durdurup geriye bakalım. Kaçımızın hayatında olmamıştır bu söylediklerim. İnanıyorum ki hepimizin hayatında bu yaşandı. İnsan bu tür davranışlardan rahatsızlık duymadıkça, yukarıda söylediklerimi aklına bile getirmiyor. Ne zaman ki canı yanıyor, işte o zaman kendini bir özeleştiri veya nefis muhasebesi içinde buluyor. Bu kitap sadece bu nedenle yazılmadı. Hem toplumun değer yargılarına ışık tutmak, hem bir politikacının politik yaşamında hak edilen veya edilmeyen eleştiri, övgü ve yergileri görmek, hem de yazılı basının olaylara yaklaşımına bakmak açılarından okuyucu ile birlikte geniş bir ufuk turu yapmak istedim.
